grisehir:

Bir adın vardı senin, peşinde üç büyük şair; Tomris Uyar

Edebiyatımızda önemli bir yere sahip o. Aynı zamanda ikinci yeni şairlerinin içinde kaybolduğumuz, çok sevdiğimiz dizelerinin ilham kaynağı. Herkesin imrenip, kıskandığı şanslı kadın. 

İlk evliliğini Ülkü Tamer’le yapmış. O sırada hayatına üç yıl süren dolu dolu bir birliktelik yaşatacak Cemal Süreya girmiş. En güzel şiirlerini yazmış onun için;

"Ay ışığında oturuyorduk

Bileğinden öptüm seni

Sonra ayakta öptüm

Dudağından öptüm seni

Kapı aralığında öptüm

Soluğundan öptüm seni”

Sonra kalbini Turgut Uyar’a kaptırmış. En uzun aşkı, kocası. Yeniden şiire döndürmüş Turgut’u.

"Senin için alışılmış şeyler söyleyemem sana yaraşmaz

kış gecesi amcamızdır, bahar yakından kardeşimiz

alır başımı Erzincan’a giderim seni düşünmek için

dörtlükleri bozarım çünkü dağlar ne güne duruyor

kıyılar ve eskimeyen her şey seni anlatmak için

bir bozuk saattir yüreğim hep sende durur”

Edip Cansever’i ise hep bir dost, iyi bir şair olarak görmüş. Yine de edip, her doğum gününde bir şiir hediye etmiş ona. ”Tomris rakıyı çok severdi, bense onu” demiş ardından.

"Seni görünce dünyayı dolaşıyor insan sanki
Hani Etiler’den Hisar’a insek bile
Bir küçük yaşındasın, boyanmış taranmışsın
Çok yaşında her zamanki çocuksun gene
Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.

Mart ayında patlıcan, ağustosta karnıbahar
Mutfağın mutfak olalı böyle
Bir adın vardı senin, Tomris Uyar’dı
Adını yenile bu yıl, ama bak Tomris Uyar olsun gene
Ben bu kış öyle üşüdüm ki sorma
Oysa güneş pek batmadı senin evinde
Söyle
Ben seni uzun bir yolda yürürken gördüm müydü hiç.”

Ve bir röportajında sormuşlar;

Şairlerin yollarının kesiştiği bir kadınsınız. Bu bir rastlantı olamaz. Sizde çok ayırıcı özellikler bulmuş olmalılar…

Tomris Uyar: ”Şöyle diyebiliriz. Her sanatçı kendi yankısını gördüğü bir aynaya daha kolay bağlanabilir. O kadar ki, aradaki aşk bitse bile o aynayla yaşanmış duygudaşlık anları, kıyasıya yapılmış edebiyat tartışmaları, ortak bir geçmiş kalır geriye…Yaratıcılığı körükleyen ilişkilerdi bunlar.Tiryakilik gibi bir şeydi. İki taraf da karşısındaki için esin perisiydi…” demiş.

İyi ki var olmuş, ve bizlere bu dizeleri bırakan güzel adamlara ilham vermiş. Saygıyla anıyoruz.

(via hiclikhissininsahibi)

Aşk kırı Aşk kırı Aşk kırı Aşk kırı

Aşk kırı

Ivan milinski

GALATA KANTOSU

Benim hiç Çin’de bir ablam olmadı

Hiç çiçekçi dükkânım İvan Milinski

Üç Galata gecesi Ceneviz kerhânesinde

Boyalı kunduralarıma büyük erkekliğime baktı kaldı

Dişleri kâmilen altın dövülmüş bir kadının yüzü

Peki bu Güzel Avratotu da kim yahu?

Oldum olası ayakta bira içiyor

Galiba yine yüz kişi ütülemiş kayıkta kızcağızı

Biliyorsun işte bira içerken vergi vermek gücüme gidiyor arkadaş

Hem ne demeye o Güllü Agop ukalâsı otobüs paramı çekecekmiş

Eve gitmek istemiyorum pazarlık ederiz hamamda yatarız

Ulan git şimdi milli gelirden söz açma bana defol bas git yıkıl

Mübeccel Mübeccel ben ben olayım da seni hiç anlamayayım ha

N’olur uzat bacaklarını Galata’dan denizlere uzat uzat da

Zırlamadan anlat on ikisi de deli olan kardeşlerini Mübeccel

Anlat kimlerin yüreğinde Kız Kulesi gibi grev çivileri var

Kimler boş sarnıçlara iğilmiş ha bağırır ha bağırır

Sen kahırlanma bana gözlerim Çin’de benim çiçek bahçelerine kaçmış

Benim hiç Çin’de bir ablam olmamış hiç çiçekçi dükkânımolmamış

Geceleri Galata’da gülerken bacaklarımız uzamış alıştık artık ölüme

Diyeceğim şu İvan Milinski: ölüm için ayırdık geceleri gülerken

Galata’da

ECE AYHAN

That only I can save me
I’ll go I’ll go I’ll go
Out on the road

Son zamanlarda farklı bir sinirliliğim var, şehir yaşamı tatile henüz çıkamadım vs. diye düşünürken aslında bu şehirde sinirlenmeden bir gecemin bitmediğini farkettim. Bakıyorlar, bakıyorlar, bakıyorlar ne giydiğinin önemi bakıyor herif, amca bakıyor, dede bakıyor, bakıyor abi ister kıçını aç ister kotunu giy bakıyorlar,yediğimiz iğrenç lafları buraya yazmıcam, ne dedin lan dediğinde de sanki hayalet oluveriyorum birden!

Neden? Kadınlığımızı belli aralıklar bildiriliyor

kadınlığını bil- 3 çocuk yap evinde otur zaten 3 çocuktan sonra nah çıkabilirsin sokağa 

kadınlığını bil- kürtaj mürtajı unut o iş olduysa ne kadar boktan bir konumda olursan ol sus hatta tecavüzcünle evlen 

kadınlığı bil- ilk kısmetinle evlen farketmez sen erkenden evlen mazallah o iş oluverir 

kadınlığını bil-  düzgün giyin, dövme hak getire zaten 

gerçekten o kadar sinirliyim ki, sokakta rahat rahat yürüyememekten, gece her çıktığımda bi tane abazanın kıçımın kenarından ayrılmamasından, çoğu erkeğin hayır nedir bilmemesinden (hah burda kadınların naz yapma ah ilk geceden vermiyim triplerinin de çok büyük etkeni var ama.), huzursuzum bu ülkede bu kadar maskülenliğin abazalığın içinde huzursuzum, hah şimdi yanından geçicem kıçıma bakıcaklar diye huzursuzum, karşıdan karşıya geçerken yanımdan geçerlerken ne pis laf yicem diye huzursuzum, aile bilmemne bakanının bizim korumamızda değil ki demesinden huzursuzum, seksin orospuluk olarak görülmesinden huzursuzum, kadın olarak hor görülmekten huzursuzum, kadınların susmasından liboş görünümlü erkeklerin yalandan desteklermiş gibi yapmasından huzursuzum

her kadınlığımızı bildiren söylem bizi biraz daha et parçasına yakınlaştırıyor evet bu taraf adeta bir gülistan recep

— ölüler aşık olmaz  ki

Bütün hafta, cumayı beklersin. Bütün yıl, yazı beklersin. Bütün hayatın boyunca mutlu olmayı beklersin. demiş büyük düşünür nejat işler

Ölü adamlar

Çok mutlusun